eğlence xxx
  sivas gezi rehberi
 

Tarihi Eserlerimiz

SİVAS TARİHİ

Güzel Sivas'ımız Tarihin ilk çağlarından buyana medeniyetlerin filizlendiği bir yerleşim alanı olmuş ve tarih içerisinde her dönemde müstesna bir önem arz etmiştir. Bu geçmişinden dolayı bugün adeta bir açık hava müzesi konumundadır. Anadolu da hüküm sürmüş her medeniyetin izlerini ve nişanelerini bulmak mümkündür. Anadolu Selçuklularına bir dönem başkanlık yapan Sivas'ımız Danişmentler'in de başkenti olmuş, Osmanlı imparatorluğunun en büyük eyalet merkezlerinden biridir.

 

 
 


Sivas, tarihinin çeşitli dönemlerinde muhtelif devletlere başkentlik yapmış olması, en önemli ticari ve kültürel hüviyete sahipliği ile her dönemde yapılan sayısız eserlerle doludur. Selçuklular döneminde kültürel hayatın canlılığı nedeniyle medreseler, camiler, türbeler; Osmanlıların son dönemlerinde ticari hayatın hareketliliğinden dolayı han, kervansaray, imaretler ve bayındırlık hizmetlerinin yoğunluğu ile dikkat çekicidir.
Ulu Camii
Sivas müzesinde bulunan kitabesine göre 1196-1197 yılında Kızılarslan Bin İbrahim tarafından yaptırılmıştır. 31x54 m ölçülerinde ve yaklaşık 1674 m2 lik bir alana oturan dikdörtgen planlı caminin üst örtüsü düz dam şeklindedir. Güney duvarına dik olarak uzanan 11 sahınlı asıl ibadet alanında 50 adet yığma ayak bulunmaktadır. Minaresi 13. yy'ın ilk yarısında inşa edilmiştir. Ulu Camii; zamanla eğilen ve eğri olarak ayakta kalan minaresiyle ünlüdür.
 
 
Şifaiye Medresesi
 
İl merkezinde Selçuklu Parkı içerisinde, Çifte Minareli Medrese'nin tam karşısındadır. 1217 yılında Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus tarafından yaptırılmıştır. Anadolu Selçuklu tıp sitelerinin ve hastanelerinin en eski ve en büyük olanlarındandır. 1220 yılında vefat eden I. İzzeddin Keykavus'un vasiyeti üzerine çok sevdiği Sivas'taki Şifaiye Medresesi'nin güney eyvanındaki türbede ailesiyle birlikte yatmaktadır.

Buruciye Medresesi
 
Anadolu Selçuklu Sultanı III: Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında dönemin ileri gelenlerinden Hibetullah Burucerdi oğlu Muzaffer tarafından 1271 yılında yaptırılmıştır. Taç kapıdaki taş işçiliği ile girişin solunda yer alan türbe çinileri önemlidir. Dört eyvanlı ve ortası açık avlulu güzel bir Selçuklu medresesidir. Doğu-batı doğrultusunda düzgün dikdörtgen planlı olan yapı açık avlulu, dört eyvanlı ve iki katlı bir medresedir. Doğu-batı doğrultusunda kareye yakın dikdörtgen planlı avlu kuzey ve güneyden dörder sütun üzerine sivri kemerli ve sivri tonozla örtülü birer sıra revakla kuşatılmıştır. Yapıda; kesme taş, moloz taş, devşirme, tuğla ve çini olmak üzere beş tür malzeme kullanılmıştır. Kesme taş kuzey cephede ve avluda kaplama malzemesi olarak kullanılmıştır. Medrese taş ve çinilerle süslenmiştir.

Çifte Minareli Medrese
 
 
 

Gök Medrese
 
Selçuklu veziri Sahip Ata Fahrettin Ali tarafından 1271 yılında yaptırılmıştır. Mimarı Konyalı Kaluyan'dır. Taç kapı üzerinde yükselen tuğla örgülü iki minaresindeki mavi çinilerden dolayı Gök Medrese adını almıştır. Plastik Sanatların şaheserlerinden olan taç kapıda mermer malzeme kullanılmış olup, taç kapının üst iki köşesinde iç içe girmiş hayvan motifleri vardır. Medreseye girişte sağda mescit, solda ise Dar-ül-Hadis bölümü mevcuttur. Avlunun kuzey ve güneyinde altı sütun üzerine inşa edilmiş, kemerli bir revak bulunmaktadır. Bu revakın gerisinde küçük kapılardan hücrelere geçilir. Doğu yönündeki ana eyvanı yıkılmış yerine mevcut taş ve kitabelerle bir duvar örülmüştür. Kuzey ve güneyindeki yan eyvanların içi çini tezyinatla süslüdür.

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası 
 
Divriği Ulu Camii, Mengücek Oğullarından hükümdar Süleyman Şah oğlu Ahmed Şah tarafından 1228 yılında yaptırılmıştır. 1280 m2 lik bir alana oturan camiye kuzey, doğu ve batı yönünde yer alan ve taş süslemeleriyle hayret uyandıran üç güzel kapıdan girilmektedir. Darüşşifası ise, Ahmet Şah'ın eşi ve Behram Şah'ın kızı Melike Turan Melek tarafından 1228 tarihinde yaptırılmıştır. Bu eşsiz anıt 768 m2 lik bir alana oturmaktadır. 18. yüzyılda medrese haline getirildiği için Şifaiye Medresesi de denilmektedir. Anadolu'da erken dönem mimarisinin en seçkin örneği olan Divriği Ulu Camii ve Şifahanesi; plan, mimari oranların elemanları, süsleme ve örtü biçimlerinin dengeli ve uyumlu bir şekilde ayarlanmasıyla başlı başına kendine özgü bir yapıdır. UNESCO'nun koruma çalışmaları kapsamında yürütülen "Dünya Kültür Mirası" listesine ülkemizden Divriği Ulucamii ve Darüşşifası dahil edilmiştir. 
 
Abdulvahap Gazi Türbesi
 
Sivas'ın kuzeyinde Yukarı Tekke tepesinde yer alır. İnşa tarihi olarak 17. yy ortaları kabul edilmektedir. Sivas halkının önem verdiği ve sıkça ziyaret edilen bir türbe olup, Anadolu'nun fetih devri evliyası olarak bilinmektedir.

Şeyh Hasan Bey Kümbeti
 
Kare kaide üzerine, silindirik tuğla örgülü bir gövdeye sahip oluşu ve kısa minareye benzemesinden dolayı halk arasında Güdük Minare adıyla şöhret bulmuştur. 1347 yılında vefat eden Eratna oğullarından Şeyh Hasan Bey için yaptırılmıştır. Türbede bulunan siyah mermer sanduka Şeyh Hasan Bey'e aittir. Türbe 6 metre yüksekliğinde 9,80x9,80 m boyutlarında kare bir plan üzerine oturtulmuştur. Bu kare planın yüzleri dört ana yöne gelecek şekilde mermerden dönüşümlü olarak özenle örülmüştür.
 

Ahi emir Ahmed Türbesi
 
Kümbetin yapılış tarihi bilinmemekte, ancak 1333(miladi) tarihli vakfiyesi bulunmaktadır. Kesme sekizgen olarak yapılmış konik çatılıdır. Giriş kapısı kuzeyde, ışık menfezi ve cenaze kapısı ise doğu cephesinde yer almaktadır. Kümbetin, 1986-1987 yıllarında restoresine başlanmış, 1991 yılında bitirilmiştir. Yol seviyesinden çok aşağıda kalan kümbetin çevresi duvarla örülmüştür.

Yıldız Köprüsü
 
Sivas Ankara karayolu 30. km sinde Yıldız Irmağı üzerindedir. Selçuklu dönemine ait bir köprü olup, döşeme uzunluğu 70 m dir. Sivri kemerli ve 13 gözlüdür.
 
 
 
 
 
 

Eğri Köprü
 
Sivas'ın 3 km güney doğusunda, Sivas-Malatya eski karayolu ve Kızılırmak'ın üzerinde 18 kemerli bir köprüdür. Uzunluğu 179,60 m , eni 4,55m dir. En büyük kemer açıklığı 7,70 m dir. Aynı doğrultuda olmadığı için Eğri Köprü denilmiştir. Köprünün kitabesi olmadığı için hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir.

Behram Paşa Hanı
 
1573 yılında Sağır Behram Paşa tarafından yaptırılmıştır.Kesme taştan iki katlı ve ortası açık avlulu, etrafında odalar yerleştirilerek inşa edilen hanın bir de ahır kısmı mevcuttur.

Kurşunlu Hamam
 
Beden duvarlarında bulunan demir bağlantılara kurşun dökülerek inşa edildiği için Kurşunlu Hamamı adı verilen yapı, 1576 yılında Behram Paşa tarafından kesme taştan çifte hamam olarak yaptırılmıştır. Kadın ve erkek hamamı olmak üzere yan yana bitişik olarak inşa edilmiştir. Halen halkın kullanımına açıktır.

 

 


Taşhan
 
İki katlı, ortası açık avlulu kesme taştan inşa edilmiştir. Kitabesi bulunmayan Taşhan'ın mimari üslubu bakımından 19. yy da yapıldığı sanılmaktadır. Üzeri açık olan iç avlu ortasında çift başlı, aslan başlarının ağzından su akan bir taş havuzu bulunmaktadır.

 
 

Ziyabey Kütüphanesi
 
Sivas'ın ileri gelenlerinden Yusuf Ziya Başara tarafından 1908 yılında kütüphane olarak yaptırılmıştır. Yapı, 1981 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca onarıma alınarak, 1983 yılında tamalanmış ve kütüphane olarak hizmete açılmıştır.
 
 
 
 
 
 

Hükümet Konağı
 
Vali Halil Rıfat Paşa tarafından 1884 tarihinde yaptırılan yapının iki katı ise ahşap olarak inşaa edilmiştir. Geçirdiği bir yangın üzerine üçüncü katı tamamen yanmış, bir ve ikinci katının sadece duvarları kalmıştır. Yapılan büyük çaplı onarımla eski görünüşüne getirilmiş, bugün Hükümet Binası olarak hizmet vermektedir.

Jandarma Binası
 
Hükümet Meydanı'nda yer alan Jandarma binası kitabesinden anlaşıldığına göre Vali Reşit Akif Paşa zamanında 1908 yılında Jandarma dairesi olarak yapılmıştır. Halen Jandarma Komutanlığı'nca kullanılmaktadır.

Atatürk Kongre ve Etnoğrafya Müzesi
 
Mülki İdadi olarak 1892 yılında hizmete giren ve 1911 yılında Vilayet-i Sultani olan bu bina milli tarihimizde müstesna bir yere sahiptir. Mustafa Kemal Atatürk'ün daveti ve düzenlemesiyle yapılan ve ilk milli kongre olma özelliğine sahip Sivas Kongresi 4-11 Eylül 1919'da burada toplanmıştır. 1981 yılına kadar lise olarak kullanılan bina, onarım ve teşhir tanzimi gerçekleştirilerek, 1990 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır.
İçinde, Sivas Kongresi'ne ait dökümanlar, Atatürk'ün kullandığı özel eşyalar, Atatürk'e ait resimler ve yöreye ait etnografik eserler sergilenmektedir. 
 
 

 
İnönü Müzesi
 
İsmet İnönü'nün 1891-1897 yılları arasında ortaokulu okuduğu yıllarda ikamet ettiği ev Sivas Belediyesi tarafından 1945 yılında müze haline getirilmiştir. 2000 yılında restore edilen konak  halen müze eve ve Sivas Mutfağından bazı lezzetlerin tadıldığı ve Sivas türkülerinin dinlendiği bir mekan olarak hizmet vermektedir.

 
İlhanlı Veziri Şemseddin Mehmet Güveyni tarafından 1271 yılında yaptırılmıştır. Dini ilim okutulan medresenin sadece doğu yönündeki asıl cephesi ayakta kalmıştır. Ön yüz, ortada iki minareli taç kapı, iki yanda pencere ve köşe kuleleri ile kompoze edilmiştir. Böyle bir uygulama ile daha canlı hareketli, ışık-gölge oyunlarını kuvvetlice hissettiren bir cephe elde edilmiştir. Kesin olmamakla birlikte eserin mimarının Keluk Bin Abdullah olduğu sanılmaktadır.
 

İlgili Foto Albüm
  • Tarihi Eserler



  • Yayın Tarihi : 23.06.2006    Okunma Sayısı : 23360 









    Kaplıcalar

    KANGAL BALIKLI KAPLICA
    Sivas'a 96 km. Kangal İlçesine 13 km. uzaklıkta ve Kangal'ın kuzeydoğusunda Kavak deresi vadisindedir. Suyun sıcaklığı 36 - 37 derece C, havuzların toplam debisi, 130 lt/sn dir. Kimyasal karakteristiği; PH 7.40, radyoaktivite 6 eman, toplam mineralizasyon 590.9 mg/lt. Fiziksel karakteristiği; kaplıca suyunda en büyüğü 10 cm boyunda olan binlerce küçük balık yaşar. Balıklar havuza girenlerin sivilce ve yara kabuklarını yemekte, deriye kaplıca suyunun temasını artırmaktadır.
     

          

    Kaplıca suyu her türlü romatizma hastalığa, sinir hastalıklarına, kırık, çıkık, ezik vb. durumlara, deri ve böbrek hastalıklarına olumlu etki yapmaktadır. Yapılan araştırmanın sonuçlarına göre Balıklı Kaplıca sahası, gerek jeotermal enerji potansiyeli gerekse bu enerjinin kullanım imkanları yönünden önemli bir alan olarak ortaya çıkmaktadır. Kangal Balıklı Kaplıcası ülkemizin termal özelliğini daha da artırmaktadır. Çünkü modern tıpta şimdiye kadar fayda göremeyen cilt hastalığı olan insanlar (sedefli hastalar) için Kangal Balıklı Kaplıcası en son ümit kaynağı olmaktadır.

    SICAK ÇERMİK

    Sivas-Ankara karayolu üzerinde, il merkezine 31 km uzaklıktadır. Yaklaşık 500 hektar üzerin kuruludur. Sıcak Çermik Mevzii imar planı hazırlanarak turizm bakanlığından onay alınmıştır. Özel sektöre açma çalışmaları devam etmektedir

         

    50 santigrat derecenin üzerinde ısıya sahip olan kaplıca suyunun kimyasal karakteristiği; florür içeren kalsiyum, magnezyum-sodyum, sülfat, hidrokarbonat ve karbonat klörürlü sudur. Fiziksel karakteristiği;  romatizma, sinir sistemi, solunum yolu, sindirim sistemi, metabolizma bozuklukları, böbrek ve idrar yolları, kan dolaşımı  adale ağrıları, kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.

    Sıcak Çermikte dört otel, 10 adet termal banyolu prefabrik konut bulunmaktadır. Toplam 130 oda, 150 yatak kapasitesi vardır. Sıcak Çermik Kaplıcasında 67 Termal banyo, 2 adet açık havuz , 2 adet kapalı havuz bulunmaktadır.

    İrtibat Telefonları: 0346 763 43 16 - 763 43 96 - 763 43 97

    SOĞUK ÇERMİK

    İl Merkezine 17 km. uzaklıkta olup, suyun sıcaklığı 28 serece civarındadır. Kaplıca suyu içildiğinde mide, bağırsak ve safra kesesi hastalıklarına iyi gelmektedir. Ayrıca romatizma ve sinir hastalıkları tedavisinde de yararlı olduğu bilinmektedir.

      

    İrtibat Telefonları: 0346 285 11 75 - 285 13 85

    Geleneksel Sivas Kültürü

     

     

    İlgili Foto Albüm
  • Sivas-2



  • Yayın Tarihi : 03.07.2006    Okunma Sayısı : 18655 








    Dinlenme Yerleri

    Kale Parkı
    Şehrin orta kesimindeki eski Sivas Kalesi bugün ağaç ve çiçeklerle kaplı bir dinlenme yeridir. Gazino ve çay bahçesi vardır.

    Belediye Ethembey Parkı
    Şehir merkezine yakın bir dinlenme yeridir. Çocuk bahçesi, gazino ve çay bahçesi vardır.
     
    Paşabahçe(Paşafabrikası)
    Şehir merkezine 7 km. uzaklıkta günübirlik piknik alanıdır.
     
    Sızır Şelalesi
    Gemerek ilçesi, sızır kasabasına 1 km. mesafede, yeşil bir alan içerisinde Göksu Çayı üzerindedir. Çay bahçesi ve gazinosuyla yörenin sıkça ziyaret edilen mesire yeridir.
     
    Gürün Gökpınargölü
    Sivas’a 147 km. Gürün ilçesinde 10 km. mesafedir. Suyun berraklığı, temizliği ve rengiyle doğal çekiciliğe sahiptir. Gölde bol miktarda alabalık üretilmektedir. Çoğunlukla günübirlik ziyaretçilerin geldiği harika bir mesire yeridir.
     
    Kardeşler Ormanı
    Şehir merkezine 7 km. uzaklıkta İl Özel İdare Müdürlüğü’ne ait orman sahasında Sivas Valiliği Çevre Koruma Vakfı’nca yaptırılan güzel bir dinlenme mesire yeridir. Şehre hakim olan bu mesire alanından Sivas’ kuş bakışı izlemek mümkündür. Ayrıca bu alanda basketbol, voleybol gibi çeşitli spor aktivitelerinin gerçekleştirilebileceği sahaların yanısıra çocukların oynayabileceği oyun alanı ve piknik alanı için gerekli tüm alt yapı mevcuttur. 
     
    Hafik Gölü
    Hafik İlçesine 2 km. Sivas’a 36 km. uzaklıkta olan Hafik Gölü, Hafik İlçe merkezinin kuzey-batısında olup alanı yaklaşık 1 km²dir. Derinliği ortalama 6 metre olan göl dipten kaynayan sularla beslenmektedir. Ortasında bir adacık olan gölde bol balık yaşamaktadır. Fazla suları Kızılırmak’a akan Hafik Gölü , yörenin önemli mesire yerlerinden biridir.
    Göl kenarında mangal yapılabildiği gibi lokantasından da başta balık olmak üzere yemek yeme imkanı vardır.
     
    Tödürge Gölü
    İl merkezine 50 km. uzaklıktaki Tödürge Gölü Sivas-Erzincan karayolu yakınında Cencin Ovası’nın doğusundadır. Yüzölçümü 5km². olan gölün derinliği ortalama 20 metredir. Dipten ve çevreden kaynayan sularla beslenen gölde bol balık vardır.
    Doğal yaşam açısından önemli büyük olan bu adacıklarda kanatlı av hayvanlarından turna yaşar. Sayıları tükenmek üzere olduğundan turnalar koruma altına alınmıştır.
    Ayrıca gölde Cumhuriyet Üniversitesi ‘ne ait dinlenme tesisleri bulunmaktadır. Her yıl Haziran ayında uluslararası su sporları şenliği yapılmaktadır.
     
    Eğriçimen Yaylası
    Koyulhisar ilçesinde 20 km. mesafede çam ormanları ile kaplı, doğal manzaralarla güzel bir dinlenme yeridir. Yöre dağ turizmi için de elverişlidir.
    Son yıllarda oluşan bir gelenekle Koyulhisar dışında yaşayan özellikle de İstanbul’da oturan Koyulhisarlılar belli günlerde burada toplanarak yayla şenlikleri düzenlenmektedir.
    İlçede Dumanlıca Yaylası, Arpacık Yaylası, Kengercik Yaylası, Topalan Yaylası ve Başyayla gibi yaylalar da bulunmaktadır.
     
    Yıldız Beldesi
    Değirmenaltı Eski Yerleşim Yeri ve Şelalesi

    Yıldız beldesi değirmenaltı mevkiinde yapılan inceleme sonucunda; bu mevkiden toplanan seramik parçalarından, kaya içi ve altı mağara yerleşimlerinin Orta Çağ (Bizans) , Demir Çağı (Frig) ve Erken Çağı, Kalkolitik dönemlerde olduğu anlaşılmıştır.
    Bununla birlikte eski yerleşim yerinin bulunduğu mevkide bulunan şelale doğal güzelliği ile dikkat çekicidir.

    İlgili Foto Albüm
  • Sivas Paşabahçe



  • Yayın Tarihi : 05.07.2006    Okunma Sayısı : 15223

     
      Bugün 1 ziyaretçi (1 klik) kişi burdaydı!  
     
    Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
    Ücretsiz kaydol